Parfüm raflarında yüzlerce şişe var ama bazıları duruşuyla “Ben buranın patronuyum” der. İşte Jean Paul Gaultier Le Male Le Parfum tam olarak o.
Herkes ona “Kaptan” diyor. Neden? Çünkü o meşhur mavi şişeli, denizci kıyafetli klasik Le Male artık büyüdü. Terfi aldı. Siyah üniformasını giydi, altın rütbelerini taktı ve dümene geçti.
Peki bu siyah şişenin içindeki sıvı, o havalı dış görünüşün hakkını veriyor mu? Yoksa sadece şişesi güzel diye mi satıyor? Gel, seninle bu parfümü koklayalım.
Nasıl Kokuyor? (Kakule ve Vanilya Dansı)
Bak, bu parfümün kokusunu sana şöyle tarif edeyim: “Sıcak, yumuşak ve inanılmaz karizmatik.”

1. İlk Fıs: Baharatlı Ama Yakmıyor Parfümü sıktığın an burnuna çok kaliteli bir Kakule kokusu geliyor. Ama korkma, bu mutfak baharatı gibi değil. Çok yumuşak, hafif tatlımsı ve lüks bir baharat. Hani bazı kokular burnu deler geçer ya, bu asla öyle değil. Seni nazikçe selamlıyor.
2. Orta Kısım: Pudralı Bir Temizlik Biraz zaman geçince devreye Lavanta ve İris Çiçeği (Süsen) giriyor. İşte parfümün klaslaştığı yer burası. İris çiçeği kokuya “pudralı” bir hava katıyor. Yani hem temiz kokuyorsun, hem de gizemli. Bebek pudrası gibi değil, pahalı bir tıraş sabunu gibi düşün.
3. Sonrası: Koyu Bir Vanilya Saatler sonra tişörtünde kalan koku ise muazzam. Odunsu notalarla karışmış koyu bir Vanilya. Orijinal Le Male’deki o naneli ferahlık burada yok; onun yerine sıcacık, sarmalayan bir vanilya var.
Kime Gider? (Tayfa mısın, Kaptan mı?)
Burası çok önemli. Eğer lise öğrencisiysen, yerinde duramayan, sürekli enerji patlaması yaşayan biriysen bu parfüm sana biraz “Ağır” gelebilir. Çünkü bu parfüm Oturaklı Adam kokusu.
- Yaş: Üniversite öğrencisi, genç çalışan, 25-35 yaş arası için mükemmel.
- Giyim: Eşofman takımıyla değil de; güzel bir gömlek, deri ceket veya şık bir kazakla sıktığında etkisi iki katına çıkar.
- Ortam: İlk buluşma, akşam yemeği, sinema… Hatta dozajı abartmazsan ofiste bile kullanırsın çünkü kimseyi rahatsız etmez.

Performansı Nasıl? (Beni Yarı Yolda Bırakır Mı?)
Verdiğin paranın karşılığını alıyor musun? Kesinlikle evet.
- Kalıcılık: Sabah sık, akşama kadar seninle gelir. Kıyafette ertesi güne bile sarkar. Çok sağlamdır.
- Yayılım: İşte burası çok “Beyefendi”. Odaya girdiğinde “Ben geldim çekilin!” diye bağırmaz. Ama yanından geçen, seninle konuşan kişi “Off bu ne kokuyor?” der. İnsanları boğmadan etkileyen, tam kararında bir yayılımı var.
Karşılaştırma: Hangisini Almalısın?
Markanın kafası biraz karışık, şişeler birbirine benziyor. Gel ayıralım:
- Ultra Male (Lacivert Şişe): Amacın kulüpte kopmak, sadece dikkat çekmek ve çok şekerli kokmaksa bunu al. (Genç işi).
- Le Male Elixir (Altın Şişe): Bal gibi tatlı, çok yoğun. Kışın en soğuk günleri için. Biraz daha “bağırgan” bir koku.
- Le Male Le Parfum (Siyah Şişe): En dengeli, en şık ve en “Kız Arkadaş Onaylı” olanı bu. Ne çok şekerli, ne çok ağır. Tam kararında.
Son Karar: Alınır Mı?
Dostum, eğer koleksiyonumda “Risk almayayım, sıktığımda herkes beğensin, hem kaliteli hem de çekici kokayım” dediğin tek bir şişe olsun istiyorsan, o şişe bu şişe.
İnternette veya mağazada kör alış yapacaksan (denemeden alacaksan) bile pişman etme ihtimali en düşük parfümlerden biri. Çünkü kokusu o kadar güzel ayarlanmış ki, bunu beğenmeyecek insan sayısı çok azdır.
Fiyatı ucuz değil, evet. Ama sıktığında hissettirdiği o “Lüks ve Karizma” hissi için bence kuruşuna kadar değer.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İçindeki vanilya ve kakule sıcaklık verdiği için Sonbahar ve Kış aylarının kralıdır. Serin bahar akşamlarında da gider ama yaz sıcağında biraz bunaltabilir.
Evet. Parfüm dünyasının en “Güvenli Liman”larından biridir. Çok uçuk kaçık bir koku olmadığı için genel beğeniye çok uygundur.
Orijinali (Mavi şişe) daha naneli, ferah ve biraz eski moda (berber dükkanı gibi) kokar. Le Parfum (Siyah şişe) ise çok daha modern, baharatlı ve tatlıdır.
Satın Al:
Dekant Satın Al(3ml 200TL):







Bir Cevap Yazın